Anlamsızlığın istikrarı
İnsanlar birbirini anlamaz. Anladığını düşünür bu korkunç bir şey dünya üzerinde ne söylersem söyliyim ne kadar doğru, yanlış - mükemmel, saçma olursa olsun hiçbir insan benim söylediğim gibi anlamayacak hatta monad terosiyle ilerlersek zerrelerini oluşturduğum diğer benden parçalar da beni ben gibi anlamyacaklar dehşet verici bir durum bu ama tıpkı hayatın anlamsız olması onu yaşanmamaya değer kılmadığı gibi bir insanı sevmek de bizi anlaması üzerinden gerçekleşmez pek tabii bizi anlamaya çalışmasını isteriz ama tam olarak anlamasını beklemeyiz. Ulus baker'in de dediği gibi anlam hayatla olan ilişkimizin bir parçasıdır bütünü değil. Anlaşıldığımızı hissetmek isteriz ama ondan daha çok istediğimiz şey birinin bunun için çaba harcamasıdır pek çoğumuz bu çabayı sevgi olarak tanımlarız.
Diğer bir konuya geçersek burası yalnızca sana özel dün eski sevgilim mesaj attı uzun zamandır atıp tekrar denemek istediğini söylüyor hayır diyorum - dün seni de özlemiştim biraz- açıkça seni anlattım ve bu iş olmaz dedim ama bil ki seninle de olmaz. Ama seni nasıl anlattığımı bilmeni istedim ( yazar burda sevgimi anla diyor)
"Bir kadını sevdim. Bir kadınla bir gece geçirdim ki bu gecenin sadece bir saati falan sevişmeydi bir kez kahve içtim ve bir hafta mesajlaştım. Aynı kitabın farklı yerlerini çizdim. Bir kadının kalbinin üzerindeki başka bir kadın için açtığı yarayı öptüm. Ve kendimdeymişim gibi hissetim. Aynı yaraları farklı dile getirdiğimizi fark ettim. O kendimdelik hissini tekrar hissedene kadar kimseyle öylesine birlikte olmak istemiyorum"
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil